Azerbaycan’da Hayatını Kaybeden Giresunlu Mehmet Doğan’ın Ailesi Adalet Arıyor
Azerbaycan’da geçtiğimiz yıl geçirdiği iş kazası sonucu hayatını kaybeden 1990 doğumlu Giresunlu hemşerimiz Mehmet Doğan’ın ailesi, olayın aydınlatılması ve adaletin sağlanması için hukuk mücadelesini sürdürüyor. İki yıl önce çalışmak üzere Azerbaycan’a giden Doğan’ın, çalıştığı işyerinin çatısından düşerek yaşamını yitirdiği öğrenildi.
Acılı anne Filiz Doğan, oğlunun vefatının ardından Azerbaycan’da ilgili firmaya karşı dava açtıklarını belirterek, süreçte ciddi usulsüzlükler yaşandığını iddia etti. Anne Doğan, karşı tarafın mahkemeye sahte evrak sunduğunu ve bu belgelerle yargının yanıltıldığını öne sürdü.
“Oğlumun kanı yerde kalmasın” diyerek feryat eden Filiz Doğan, Türkiye’den davayı birebir takip edemediklerini, Azerbaycan’da tuttukları bir avukat aracılığıyla süreci yürüttüklerini ifade etti. Ancak mahkeme tarihinin ilan edilenden daha erkene çekildiğini, bu nedenle duruşmaya katılamadıklarını iddia eden anne Doğan, kaza ile ilgili delillerin ortadan kaldırılmak istendiğini savundu.
24 Şubat 2026 Salı Günü Azerbaycan’da 2 Duruşmamız Görülecek
İlk mahkeme duruşmasında bizlerden kimse olmadığı için işçinin haksız olduğu yönünde bir kanaatin ağır bastığını belirten Doğan ailesi, kararın baskı ve eksik inceleme sonucu verildiğini ileri sürüyor. Aile, 24 Şubat’ta görülecek ikinci duruşma öncesinde yetkililerden destek talep ediyor.
Resmi Bir Makamda Kamere Görüntüleri Nasıl Olmaz?
İş kazası sonrası olay yerine gelen ekiplerin yaptığı olay yeri incelemesine ait görüntüleri talep ettiklerini belirten anne Filiz Doğan, “tarafımıza, olay yeri inceleme görüntülerinin verilmediği gibi kamera kayıtlarının da silindiği/yok edildiği ifade edilmiştir. Kaza mahalli, resmi izinlerle organizasyon yapılan ve “formüle bir yarış pisti” kurulan kamuya ait bir bölgede olmasına rağmen, tüm kusurun evladımıza yüklenmeye çalışılması kabul edilemez bir durumdur. Resmi bir alanda gerçekleşen böylesine ciddi bir kazada kamera kayıtlarının bulunmaması ya da yok edilmesi, kamu vicdanını derinden yaralamaktadır. Gerçeklerin ortaya çıkması için şeffaflık ve adalet talep ediyoruz” dedi.
Cenaze Sürecimizde Bile Ciddi İhmaller Yaşandı
Ayrıca, cenazenin ülkemize geliş süreci ile de ciddi bir ihmal yaşandığının altını çizen anne Filiz Doğan; “Azerbaycan tarafından adli tıp raporunun cenaze ile birlikte gönderildiği tarafımıza bildirilmiştir. Ancak cenazemiz İstanbul Havalimanı’na ulaştığında, havalimanı yetkililerinin sorması üzerine yaptığımız kontrolde adli tıp raporunun bulunmadığını tespit ettik. Bunun üzerine İstanbul Havalimanı Polisi cenazemizi doğrudan Adli Tıp Kurumu’na sevk etmiş, adli tıp raporu tarafımıza İstanbul’dan düzenlenerek verilmiştir. Bu süreçte yaşanan eksiklikler ve çelişkiler, olayın başından itibaren şeffaflık konusunda ciddi soru işaretleri doğurmaktadır.”
Lütfen Bu Feryadımı Duyun
Anne Filiz Doğan, özellikle Türkiye Cumhuriyeti devlet büyüklerine seslenerek şu çağrıda bulundu: “Acımız çok büyük. Oğlum gitti, eşim görme engelli psikolojik olarak da çok zor durumdayım. Oğlum ekmeğinin peşindeydi. Hakkının korunmasını istiyoruz. Lütfen bize destek olun. Oğlumun kanı yerde kalmasın.”
Doğan ailesi, hem olayın tüm yönleriyle aydınlatılmasını hem de iş güvenliği ihmali varsa sorumluların cezalandırılmasını istiyor. Kamuoyunun ve yetkililerin desteğini bekleyen anne Filiz Doğan, adalet mücadelesini sonuna kadar sürdüreceklerini belirtiyor.


